<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370</id><updated>2011-07-07T16:33:16.743-07:00</updated><title type='text'>Gökhan Arslan</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>16</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-8641290821089898033</id><published>2009-07-17T01:32:00.000-07:00</published><updated>2009-07-17T01:42:13.831-07:00</updated><title type='text'>izmir</title><content type='html'>yüreğin bir gün ansızın kapanan bir kitapçı dükkanı&lt;br /&gt;sararmış ciltleri ve tozlanmış raflarıyla&lt;br /&gt;yüreğin bir gün ansızın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oturmuş izmirin deniz yüklü kıraathanelerinde&lt;br /&gt;ahir zamanlardan kalma tecimenlerin elleriyle&lt;br /&gt;kara bir alınlık gibi karşılıyorsun&lt;br /&gt;içine kıran işlemiş savruk rüzgârı&lt;br /&gt;döküm sevdalar ağırlaşırken mevsimin koynunda&lt;br /&gt;taş cerrahı bir gezgin gibi saklanıyorsun&lt;br /&gt;rengi solmuş bir mahpus fotoğrafına&lt;br /&gt;hem sen de biliyorsun, bazı anneler cumartesiyi okur&lt;br /&gt;usulca kaybolup giden oğullarının sırtında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yavaş yavaş çökerken gün kısık sesli çatılara&lt;br /&gt;anason kokusu döker çocuklarını kemaraltına&lt;br /&gt;mektupçunun sırtlarından inersin cebinde bukağılar&lt;br /&gt;havra sokağının buğusu karışırken içinin bit pazarına&lt;br /&gt;pusular, nazarlar alırsın kendine&lt;br /&gt;kalb para değerinde dikenler&lt;br /&gt;tay bayan aylar edinirsin&lt;br /&gt;kırıntılı bir yahudi şivesiyle seslenir asansör&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yüreğin bir gün ansızın kapanan bir baharatçı dükkanı&lt;br /&gt;çatlamış kavanozları ve dikiş tutmaz çuvallarıyla&lt;br /&gt;yüreğin bir gün ansızın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yerinde duramayan zencefil, katmerli karanfil&lt;br /&gt;kasık kokularıyla koşarken şehrin göbeğine tepecik&lt;br /&gt;yularından tutarsın içine çöreklenen tren garlarının&lt;br /&gt;unutkan bir aktar heykeliyle selamlarsın inciraltını&lt;br /&gt;bir film şeridi gibi yanarken yalnızlığın kasabaları&lt;br /&gt;alaturka mezeler biriktirirsin saçlarında&lt;br /&gt;koltukaltında istemeden çıldırır zerafet&lt;br /&gt;gövdene sakız kokusu bulaşır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi sen dar sokakların uslanmaz kuyumcusu&lt;br /&gt;kararmış adaların kimyon kokulu balıkçısı&lt;br /&gt;mızrabında artık testiler kırılır&lt;br /&gt;iyot kokulu dağlar büyürken yüreğinin foçasında&lt;br /&gt;şimşir rengi kuyular birikir süreyya berfenin sakallarına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bir gün sordum esrar ve ayet kokan dedeme&lt;br /&gt;gerçekten kadife midir kadifekale&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Artefact 5, 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-8641290821089898033?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/8641290821089898033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/izmir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/8641290821089898033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/8641290821089898033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/izmir.html' title='izmir'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-2300098086037082762</id><published>2009-07-17T01:29:00.000-07:00</published><updated>2009-07-17T01:31:41.020-07:00</updated><title type='text'>haydar ergülen</title><content type='html'>kar söylenceleriyle oyalanan çocukluğumda, oturmuş&lt;br /&gt;muhtelif sabıkalar dükkânına, kelebeklerin ne kadar&lt;br /&gt;yaşadığını düşünüyordum. balıkların  hafızasının nasıl&lt;br /&gt;karaya oturduğunu. badem gözlü yosmaların yersizliği&lt;br /&gt;vuruyordu çıplak ayaklarıma. bazen de kapı kapı dolaşıp&lt;br /&gt;sokakları tavaf eden bir kindar. sahi, kabareden emekli bir&lt;br /&gt;kızkardeş miydi fellini’nin julietta’sı? ki durmadan ağır&lt;br /&gt;ithamlar biriktiriyordu fâili denize doğru kanayan&lt;br /&gt;cinayetlerden. ellerinde koyu bir kış lekesi vardı o kayıp&lt;br /&gt;tinselin, yoksul görünümlü eskiden terzinin. nasıl olsa&lt;br /&gt;hep dökülüyordu karanlık, göğüslerine kayıplarını bastıran&lt;br /&gt;annelerin soluğuna. ve köy yangınlarında unutulan demir,&lt;br /&gt;basıyordu mührünü dağdan artakalan avunmalara.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;soysuzluğun aurası bu. bu yüzden kendini ayılta bayılta&lt;br /&gt;yerlere vuran adamlar, kımıldamadan özlüyorlardı narın&lt;br /&gt;iç sesini, daha destûru alınmamış bostanların avazlarında.&lt;br /&gt;sahi, çok sonraları düşmüş bir sokak prensesi miydi&lt;br /&gt;eteklerinin altında kaktüsler sulayan nedime? gelinlerin&lt;br /&gt;kuyruğunda dolaşırken ters öpülmüş bir ağaç gibi, bu&lt;br /&gt;yüzden parmaklarıyla birleştiriyordu ölü bir hayvanın&lt;br /&gt;gövdesini. günlüğüne ağız kokusu bulaşıyordu sonra,&lt;br /&gt;dokunulmamış bir tırpan, karşılığını bulamamış sorular&lt;br /&gt;bulaşıyordu. ve hınzırca havalanıyordu göğüslerinin&lt;br /&gt;arasından o ipsiz salıncak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;canavar  söylenceleriyle oyalanan çocukluğumda, oturmuş&lt;br /&gt;bir minderin sıcaklığına, kesif kokular biriktiriyordum&lt;br /&gt;ölüme ipucu veren yorgun tasavvurlara. ölüm bir skandal,&lt;br /&gt;diyordu cellat ve bir kurban gibi sallıyordu elindeki ipi.&lt;br /&gt;sahi, kutsal kitaplardan kovulmuş bir peygamber miydi&lt;br /&gt;kucağında kabileler taşıyan hayat? ve neden keder gibi&lt;br /&gt;ödünç duruyordu divanların üstünde kırlentler? uzaklar da&lt;br /&gt;anlamıyordu sızısını kıta hareketlerinin. derisi yüzülmemiş&lt;br /&gt;bir adak gibi duruyordu arada cenk takvimi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;görünmez hayvan öyküleriyle avunan çocukluğumda, oturmuş&lt;br /&gt;bir kara kahrın alındaşlığına, tüyü bitmemiş saklambaçlar&lt;br /&gt;uyduruyordum içine düştüğüm kahve falına. üzerine çöktüğüm&lt;br /&gt;karton valiz beni bile sığdıramıyorken içine, nasıl götürecektim&lt;br /&gt;yanımda hiç görmediğim taşraları? ve ne anlatacaktım yol&lt;br /&gt;boyu içine cin kaçmış isli kandillere?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sahi, bir telvenin içine saklanmamış mıydı, zillerinde üzgün kediler&lt;br /&gt;gazeliyle sevişen sahipsiz zenne?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mühür 26, Temmuz-Ağustos 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-2300098086037082762?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/2300098086037082762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/haydar-ergulen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/2300098086037082762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/2300098086037082762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/haydar-ergulen.html' title='haydar ergülen'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-4501331291140036467</id><published>2009-07-15T03:48:00.000-07:00</published><updated>2009-07-15T03:49:53.931-07:00</updated><title type='text'>şairin boşanma dosyası</title><content type='html'>otuzundan sonra anne evine de dönebilir şair&lt;br /&gt;bir kaburga kemiği bırakır ayrıldığı kadına&lt;br /&gt;ve aşk bir ısırık izi gibi çoğalsa da elmalarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;otuzundan sonra anne evine dönecek                                            &lt;br /&gt;                                               yüz olur mu insanda&lt;br /&gt;bu bile başlı başına bir şiirdir aslında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgilim, aydan kalan aydınlığım, köznurum&lt;br /&gt;bana sakla bunca yıl sustuğun bütün sözcükleri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;gökhan arslan&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Akatalpa, Temmuz 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-4501331291140036467?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/4501331291140036467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/sairin-bosanma-dosyas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/4501331291140036467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/4501331291140036467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/sairin-bosanma-dosyas.html' title='şairin boşanma dosyası'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-69476546548432345</id><published>2009-07-13T13:50:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T13:53:22.977-07:00</updated><title type='text'>ŞİİR VE DOĞUM; ORTAK SANCI</title><content type='html'>“Şiir hayattan beslenir.” Böyle mi demeliyim. Kuşkusuz içindedir şiir hayatın, hayat da şiirin. Hayat doğumla başlar, şiir de. İkisi de bir oluşum sürecidir. Bu süreçte ortaya çıkansa o kadar benzer ki birbirine. Aynı sancı vardır ikisinde de; yaratı sancısı…&lt;br /&gt;     Bebek anne rahmine nasıl düşerse, şiir de öyle düşer şairin zihnine. Kimisi planlıdır bu bebeğin/şiirin, kimisi kazara. Ama öyleleri vardır ki, ne kadar önlemeye çalışsanız da engel olamazsanız oluşumuna. Bebeği düşünün; anne karnında gelişir sürekli, annenin yedikleriyle beslenir, büyür, hisseder kendini taşıyanın hareketlerini. Anne üzgün mü; bebeğe de bulaşır bu ister istemez. Anne mutlu mu; bir kıpırtı içerilerde, derinlerde… Bir de şiiri düşünün; şairin yedikleriyle beslenir o da. Günler, geceler boyu bütün sıkıntılarını taşır şairin, büyür, olgunlaşır. Elleri, ayakları, gözleri oluşmaya başlar zamanla. Bebek büyüdükçe şiir de sığmaz olur şairin yüreğine…&lt;br /&gt;     Zamanı gelmiştir artık. Bebek sancılarıyla başlar gelmeye. Zorlar annenin bedenini, yorar. Şiir de öyle, şair öyle bir sancı çeker ki, şiiri nasıl salıvereceğine karar veremez bir türlü. Hep bir tedirginlik, bir kuşku. Şiir tamam mıdır acaba, bitirmiş midir oluşumunu, maazallah ya sakat doğarsa, nasıl bir şey olacak acaba? Yani bu noktada pek bir farkı yoktur şairin anneden…&lt;br /&gt;     Sancılarla atlatılan doğal doğumlar bir yana, bir de sezaryen girer işin içine. Bebek çıkamaz bir türlü, ya da ters gelmeye kalkar dünyaya. Gerçek şiir de budur galiba; dünyaya daha baştan ters gelen şiir! Zaten ters olması değil midir şiiri şiir yapan? Şiir çıkmaz istemez bir türlü, şairin zihninde hâlâ kanar, kanatır bir şeyleri. Ortaya çıkışı bu kadar zor olan şiirin, varın siz düşünün dünyadaki hâlini…&lt;br /&gt;     Bir de ölü doğumlar vardır ister istemez. Düşünmek bile istemez insan annenin/şairin durumunu. Sen o kadar zaman içinde besle, yavaş yavaş sula, hep onu düşün; ama o hiç olmamış gibi çıkıp gitsin hayattan ve sadece sancılarını bıraksın sana.&lt;br /&gt;     Ölü şiirler nereye gömülürler acaba?&lt;br /&gt;     Tüm bunların yanında bir de gönüllü, keyfi sezaryenler var değil mi? Nedense bazı anneler çekmek istemez bu sancıyı, bazı şairler de. Hemen, ağrısız, sızısız dünyaya gelsin isterler ürettikleri. Bu kadar basit midir sizce? Acısı, sancısı değil midir şiiri olgunlaştıran. Aslında bu ölü doğmuş şiirden de hüzünlüdür bence. Ölü doğumlar yeni şiirleri harekete geçirir belki; ama kolay şiirler nedense hep eksik şiir gibi gelir bana.&lt;br /&gt;     Ölü doğum, ölü şiir dedik ya; bir de yıllar sonra, yani şiir büyüdükten, okullara gittikten sonra  ölmesi gibi bir gerçek var hayatımızda. Siz o kadar yıl büyütün şiiri, yanınızda gezdirin, iyiyle kötüyü ve birini tercih etmesini öğretin; ama bir gün sanki hiçbir şey olmamış gibi çekip gitsin şiir atlasından, sizden başka kimde hatırlamasın onu. Bu daha da acıdır belki, daha da yaralayıcıdır, kim bilir?&lt;br /&gt;     Dikkat ederseniz, anne karnında düşen çocuktan hiç bahsetmiyorum.&lt;br /&gt;     Nasıl ki çocuk dikkatli bir şekilde büyütüldüyse şiir de kalıcı olur şiir evreninde. Çocuğuyla gururlanan anneleri düşünün; bir de unutulmayan şiirleri. İkisi de aynı süreçleri yaşamıştır oysa. Sancılarla dünyaya gelmişlerdir, dertleriyle üzmüşlerdir kendini yaratanları, kanatmışlardır; ama sonunda sımsıkı dururlar işte hayatın karşısında. Bir gün ölseler de kolay kolay unutulmazlar.&lt;br /&gt;     Çok sevdiğim şair bir büyüğüm, Türk şiirinde kadın şairlerin az olmasını kadınların sıkıntılarını içlerinde çok fazla tutamamalarına, başka kadınlarla hemen paylaşmalarına bağlamıştı bir seferinde. Erkeklerse acıyı kendi içimde yaşıyor, büyütüyor, kâğıda dökme gereği duyuyordu, ona göre. Bu düşünce pek doğru bulduğum bir görüş olmasa da; kadın şairlerin az olması konusunda benim de söylemek istediğim bir şey var aslında: yazının başından beri üzerinde durduğum “sancı”. Belki de kadınlar çocuk sancısının ağrısını bildikleri için uzak duruyorlardır yeni bir sancıya, şiir sancısına…&lt;br /&gt;     Yine de ben; büyük sancılarla, ağrılarla ortaya çıkmış şiirler bekliyorum onlardan. Yeter ki gönüllü bir sezaryenle doğurmasınlar çocuklarını, kıymetini bilsinler o acının. Sonuçta o acı o kadar yakın ki şiirin acısına. Hem çocuk annesi olsunlar istiyor insan, hem de şiir annesi. Ne mutlu ikisini birden başaranlara…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Mühür 25, Mayıs-Haziran 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-69476546548432345?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/69476546548432345/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/siir-ve-dogum-ortak-sanci.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/69476546548432345'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/69476546548432345'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/siir-ve-dogum-ortak-sanci.html' title='ŞİİR VE DOĞUM; ORTAK SANCI'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-7122796479934448891</id><published>2009-07-13T13:41:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T13:46:59.297-07:00</updated><title type='text'>hüseyin alemdar</title><content type='html'>&lt;em&gt;vakitler&lt;/em&gt; de azaldı, &lt;em&gt;incelikler&lt;/em&gt; de&lt;br /&gt;yürümeler de eskidi bir sicimin gölgesinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökten üç kitap indi kendisine&lt;br /&gt;ten, hüzün ve sinema&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;ten&lt;/em&gt;: yarım kalmış bir &lt;em&gt;gecede gülümseme&lt;/em&gt;      &lt;br /&gt;hoyrat ülke, kale vicdan      &lt;br /&gt;saksıda yanyana büyüyen iki hüs çiçeği      &lt;br /&gt;-dikeniyle ölçer akıntının nabzını-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;hüzün&lt;/em&gt;: rahmini sığ sularda sağaltan &lt;em&gt;hera&lt;/em&gt;           &lt;br /&gt;salkımında ihtimâller büyüten asma           &lt;br /&gt;direnişi &lt;em&gt;toplanmış sevgi ölüleri&lt;/em&gt;nin           &lt;br /&gt;- taraçasında bekletir kavun kokusunu-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;sinema&lt;/em&gt;: bir kenarda bekleyen &lt;em&gt;kırık ve öteki&lt;/em&gt;            &lt;br /&gt;harman yerinden duyulan çığlık            &lt;br /&gt;gıyâbında ehlileştirilen yabanî            &lt;br /&gt;-perdesiyle &lt;em&gt;yıkıla yıkıla&lt;/em&gt; örter balın rengini-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;üç kitaptan da kovulmuş resul&lt;br /&gt;bulaşıcıdır tende kıldığı namaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hırkasında ağrır esrik zamanlar&lt;br /&gt;yakasında hiç kapanmayan bir çengelli iğne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerinde kanlı bayrak taşıyan alemdarlar da yok artık&lt;br /&gt;hiç gönderilmemiş bir mektup gibi duruyor dünya&lt;br /&gt;sımsıkı kapattığı avuçlarının içinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şiiri Özlüyorum 31, Mayıs-Temmuz 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-7122796479934448891?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/7122796479934448891/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/huseyin-alemdar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/7122796479934448891'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/7122796479934448891'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/huseyin-alemdar.html' title='hüseyin alemdar'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-3636995880634984838</id><published>2009-07-13T13:36:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T13:40:56.089-07:00</updated><title type='text'>ardışık ağrılar çarşısı</title><content type='html'>şiir diyorsun, dağılmış bir ruj lekesi hayatın dudaklarında&lt;br /&gt;yorulmuş hoyrat sözcüklerle öpüşmekten&lt;br /&gt;bunun için zarafet kokuyor kırgınlığında&lt;br /&gt;kirpikleri bu yüzden koyu&lt;br /&gt;koynuna uzanmışken dilsiz koyların&lt;br /&gt;bir mektup yarası belki, duvar anısı&lt;br /&gt;mûridler toplamış kendine sürekli kıvrılan bir çağdan&lt;br /&gt;durmak da yorar aslında şiirin o uzun koşusunda&lt;br /&gt;arasıra kırıklarını da toplamalı insan&lt;br /&gt;sırlarını fısıldarken bir usturanın suskunluğuna&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şiir ağrısı; ki siz ona kalp ağrısı da dersiniz&lt;br /&gt;bakırdan umduğunu bulamayan bir demircinin ellerinde dövülmüştür&lt;br /&gt;kalın ağrıdır; zehirli maden&lt;br /&gt;kaç şairin dilinde paslandı kim bilir&lt;br /&gt;iltihabıyla, iriniyle yıkandı gitmelerin&lt;br /&gt;açılmamış bir mektup kokusu gözlerinde&lt;br /&gt;oysa en çok yarasını sever insan&lt;br /&gt;şiir; dilde kıymık&lt;br /&gt;takılırken yitirişin damağına&lt;br /&gt;en çok kendi karasını sever insan, kanamasını&lt;br /&gt;azalmasını toprağının kıyılarda, kıyısız zamanlarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şiir diyorsun, suyu takip et öyleyse&lt;br /&gt;sözcük sözcük, harf harf ilerliyorum sende&lt;br /&gt;üstelik altını da çizerek bazı yerlerin&lt;br /&gt;sen; taşlarla örülmüş huzursuzluk&lt;br /&gt;şiir; yaralı bir hayvan belki de&lt;br /&gt;düşmüş taşların üstünden&lt;br /&gt;renkler biriktirmiş boynunun kırılan eğrisinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;âh katı eylemsizlik, katılaşan&lt;br /&gt;nereye bu isteksiz yürümeler, içten çürümeler&lt;br /&gt;gizli bir eczânın kalbine&lt;br /&gt;yok bir ırmağın kalbine&lt;br /&gt;taşınmış bir çölün kalbine&lt;br /&gt;neden bu sahipsiz gömülmeler&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şiir ağrısı, diyorsun&lt;br /&gt;yağmurlu caddelere kurulmuş bir pazar yeri&lt;br /&gt;neyi alacağını iyi bilmeli insan&lt;br /&gt;öyle bir çırpıda doldurmamalı sepetini&lt;br /&gt;yoğun ağrıdır; huysuz kangren&lt;br /&gt;usulca bırakır akıntısını ahşaba&lt;br /&gt;ve sahiplenmez hiçbir şairini&lt;br /&gt;her yazı kazıdır aslında&lt;br /&gt;dibinde yalnızca kendini bulan&lt;br /&gt;her yaz beyazdır, bu yazdır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayat; çevirinin çevirisi&lt;br /&gt;şiir; çevirenin ikindisi&lt;br /&gt;kayıp bir dil gibi durur oralarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir şiirden gâzi çıkmak, diyorsun&lt;br /&gt;yer verirler mi ön sıralarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cumartesi 49, Nisan 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-3636995880634984838?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/3636995880634984838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/ardsk-agrlar-carss.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/3636995880634984838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/3636995880634984838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/ardsk-agrlar-carss.html' title='ardışık ağrılar çarşısı'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-8706112822873812664</id><published>2009-07-13T09:39:00.001-07:00</published><updated>2009-07-13T09:41:14.872-07:00</updated><title type='text'>turgut uyar</title><content type='html'>kadınların en gizli yeridir &lt;em&gt;dünyanın en güzel arabistanı&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;dilin ortak kadavrası&lt;br /&gt;ve şarkısı sonsuza demirbaş&lt;br /&gt;çöl kadar sıcak&lt;br /&gt;çöl kadar kırılgan&lt;br /&gt;kendini evden kaçışlarda ele veren bohça&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ekinler ıslak, çimenler ıslak, &lt;em&gt;tütünler ıslak&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;düzmece bir kırımın yılgısında koşuyor kısrak&lt;br /&gt;bacağında hırçın bir kırık lekesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rüzgârın sesiyle &lt;em&gt;kayayı delen incir&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;dibine döker ufaladığı filistin taşlarını&lt;br /&gt;kendini kırbaçla eğiten dervişin sabrı&lt;br /&gt;eskicilerle, eskiyenlerle çoğalır&lt;br /&gt;hummasını bulaştırır güze&lt;br /&gt;çöl kadar sıcak&lt;br /&gt;çöl kadar kırılgan&lt;br /&gt;kuytusunda sağır bir harabe &lt;em&gt;dîvanı&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi &lt;em&gt;toplandılar&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;gelip oturdular &lt;em&gt;göğe bakma durağı&lt;/em&gt;nda&lt;br /&gt;arabistan, incir, tütün ve dîvan&lt;br /&gt;katlandılar gecenin &lt;em&gt;arz-ı hal&lt;/em&gt;ine&lt;br /&gt;içine baktılar kadın olmanın&lt;br /&gt;seslendiler tuzun huysuzluğuna:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biz yarınlarda kuruturken uçmanın balmumunu&lt;br /&gt;geçip gitti evliyânın çolak kuruntusu&lt;br /&gt;sahi, &lt;em&gt;dün yok mu&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Varlık, Temmuz 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-8706112822873812664?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/8706112822873812664/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/turgut-uyar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/8706112822873812664'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/8706112822873812664'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/turgut-uyar.html' title='turgut uyar'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-1342626086287717797</id><published>2009-07-13T09:36:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T09:38:26.211-07:00</updated><title type='text'>hüseyin peker</title><content type='html'>&lt;em&gt;insan arkadaşınındır&lt;/em&gt; deyip&lt;br /&gt;çıkıp gitti bir gün hayatın yamalı lisanından&lt;br /&gt;şimdi ne yana baksan&lt;br /&gt;bıyıklarında buzullarla &lt;em&gt;eli torbalı&lt;/em&gt; bir &lt;em&gt;adam&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;giderken mağripler aldı yanına&lt;br /&gt;kullanışsız tren biletleri&lt;br /&gt;gölgesiz ağaçlar&lt;br /&gt;üstelik &lt;em&gt;yazıcı&lt;/em&gt;lar da bilir gitmenin yükünü&lt;br /&gt;saten sesli kokusunu karaköylerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman ki bankalardan kovulmuş bir defter&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan başkalarınındır deyip&lt;br /&gt;bir gün çıkıp gitti recm taşlarıyla döşenmiş yokuştan&lt;br /&gt;&lt;em&gt;bezgin atlas&lt;/em&gt;lar, &lt;em&gt;yalnız efe&lt;/em&gt;ler arasından&lt;br /&gt;kanatlarına taktığı kısır pullar&lt;br /&gt;uçup yapışırken terli bir kancığın alnına&lt;br /&gt;sûretiyle vesikalık fotoğraflar arttırdı günden&lt;br /&gt;&lt;em&gt;yer bezinden köle&lt;/em&gt;ler, beygir derisinden periler&lt;br /&gt;çalmaya başlayınca &lt;em&gt;ateşin zilleri&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;ölü suyu&lt;/em&gt;ndan ırmaklar çoğalttı kendine&lt;br /&gt;ırmağı geçmek için ihtilâller&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;zaman ki &lt;em&gt;tek vuruş&lt;/em&gt;ta çıldıran mahşer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;gökhan arslan&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şiiri Özlüyorum 31, Mayıs-Temmuz 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-1342626086287717797?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/1342626086287717797/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/huseyin-peker.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/1342626086287717797'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/1342626086287717797'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/huseyin-peker.html' title='hüseyin peker'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-5275095139355453494</id><published>2009-07-13T09:29:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T09:30:29.576-07:00</updated><title type='text'>aşk; uzak akraba</title><content type='html'>bahçene yatılı gelsem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kayıp babaların cumartesi çocukları olsak&lt;br /&gt;limonluktan topladığımız sesleri döksek&lt;br /&gt;içimizin paslı tenekesine&lt;br /&gt;anneler arsızca yalanlarken kırmızıyı&lt;br /&gt;sen çaydanlığın buharında kaybolsan&lt;br /&gt;ben yeniden okusam seni bedenimin ilkokulunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalbine yatılı gelsem&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kalbindeki o görünmez maviliğe&lt;br /&gt;ne kadar da ince gidişlerin var&lt;br /&gt;kimden öğrendin ilkyaz gibi durmayı&lt;br /&gt;hiç açılmayan şemsiye saatlerinde&lt;br /&gt;ya da yırtılan bir ceket askılarda&lt;br /&gt;hani gizlice toplarsın ya yaralı günleri&lt;br /&gt;mutlulukla dikersin ceketin eksiğine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;köyüne yatılı gelsem&lt;br /&gt;halk beni taşlasa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Kandil 1, Mayıs 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-5275095139355453494?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/5275095139355453494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/ask-uzak-akraba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/5275095139355453494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/5275095139355453494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/ask-uzak-akraba.html' title='aşk; uzak akraba'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-7378260239204230866</id><published>2009-07-13T09:25:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T09:34:52.307-07:00</updated><title type='text'>cahit zarifoğlu</title><content type='html'>büyük, geniş avlularda durdu&lt;br /&gt;yukarı kaldırdı başını&lt;br /&gt;uslanmaz ateşçiçekleri diledi gökten&lt;br /&gt;acısı derin yağmurlarla beraber&lt;br /&gt;dipsiz kuyuların başında bekledi&lt;br /&gt;cıvıltısı çoğalırken &lt;em&gt;ağaçokul&lt;/em&gt;ların&lt;br /&gt;dağlarla ovdu kentin bakışını&lt;br /&gt;yüreğinde dövülmüş demiri bıraktı&lt;br /&gt;ufku gösteren &lt;em&gt;işaret çocukları&lt;/em&gt;na&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık &lt;em&gt;menziller&lt;/em&gt; de kısaldı&lt;br /&gt;bir gülüşlük gül atımında&lt;br /&gt;güz odasında ıssız kaldı seccadeler&lt;br /&gt;bir tespih tanesi gibi çekiyorsun şimdi&lt;br /&gt;nidaları yoktan var ettiğin bir telle&lt;br /&gt;gümüş desem değil&lt;br /&gt;belki sözcüklerle kurduğun bir ömür&lt;br /&gt;belki de &lt;em&gt;kuşların&lt;/em&gt; bol öksürüklü &lt;em&gt;dili &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;serin, boş avlularda bekledi&lt;br /&gt;teninden ilmek ilmek söktüğü baharı&lt;br /&gt;uzadıkça uzadı sakalları&lt;br /&gt;sadece kendine kokan bir çiçeğin gölgesinde&lt;br /&gt;atlayıp uzaklara gitti sonra&lt;br /&gt;yelesinde alevler büyüten bir &lt;em&gt;katıraslan&lt;/em&gt;ın sırtında&lt;br /&gt;artık hangi yana dönse&lt;br /&gt;karaya her gün toprak veren bir ada&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;derin, loş avlularda öldü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Hece 149, Mayıs 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-7378260239204230866?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/7378260239204230866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/cahit-zarifoglu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/7378260239204230866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/7378260239204230866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/cahit-zarifoglu.html' title='cahit zarifoğlu'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-4476624956243160436</id><published>2009-07-13T09:20:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T09:33:59.926-07:00</updated><title type='text'>cemal süreya</title><content type='html'>anadolusu üstüne dar gelen bir coğrafya&lt;br /&gt;kesimi ücra genelevlerinde yapılmış&lt;br /&gt;&lt;em&gt;üvercinka&lt;/em&gt;lar toplanmış gövdenin süt sesine&lt;br /&gt;bol şenlikli devlet törenleri&lt;br /&gt;ve siyah deri kaplı maliye&lt;br /&gt;sigarasının dumanında &lt;em&gt;güz bitiği&lt;/em&gt; bir kaval sesi uzar&lt;br /&gt;adlarından önce babası ölen çocukların&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir mevsim ki hiç öpülmemiş kasığında &lt;em&gt;sıcak nal&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saçları dökülen frigya&lt;br /&gt;süt dişleri dökülen yunus&lt;br /&gt;belki homurtusunu dağlara ödünç vermiş&lt;br /&gt;külüstür bir köy minibüsü&lt;br /&gt;oysa yüreğinin sesi türkülere sığmaz karacaoğlanın&lt;br /&gt;o celâlî battalın, eşkâlsiz haraminin&lt;br /&gt;bir fotoğraf arkalığı gibi durur dünya&lt;br /&gt;ceplerinde tespih şıkırtısı&lt;br /&gt;ve yarım yamalak bir tarakla&lt;br /&gt;karatahtasında &lt;em&gt;göçebe&lt;/em&gt; defterler biriktirir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir zaman ki uçup gidivermiştir &lt;em&gt;uçurumda açan&lt;/em&gt; türkçe&lt;br /&gt;yakasında &lt;em&gt;sevda sözleri&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;paçal&lt;/em&gt; bozkır, tutuk çene, ete batan mahmuz&lt;br /&gt;bir sözcük terazisi gibi durur şimdi yüzüncü yüz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Şiiri Özlüyorum 30, Mart-Nisan 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-4476624956243160436?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/4476624956243160436/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/cemal-sureya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/4476624956243160436'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/4476624956243160436'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/cemal-sureya.html' title='cemal süreya'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-365359840840710476</id><published>2009-07-13T08:50:00.001-07:00</published><updated>2009-07-13T09:13:51.935-07:00</updated><title type='text'>ağrıyan yerler</title><content type='html'>azad, kaldır başını, göğe bak&lt;br /&gt;gökte, o eskiten mavide, alasulu, kıpkırmızı bir ölmeme günü&lt;br /&gt;bir plankton sürüsü, bir mit gömülüsü belki&lt;br /&gt;ay, korucu çıkmazlarında yarım zerdüşt&lt;br /&gt;köy okullarında yırtık kepenek&lt;br /&gt;entârisinde mazot kokutan traktör&lt;br /&gt;dökmüş yedirenk çiçeklerini&lt;br /&gt;kaleler yıkan şivesiyle, dağıyla akran&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şarabî duruş, usulca eğmiş kendini&lt;br /&gt;kasten silinmiş bir haritanın gövdesine&lt;br /&gt;yalancı anatomi, aksak koşum&lt;br /&gt;bir silah sesinde amme hukuku&lt;br /&gt;diliyle barudî, kavgasıyla peygamber&lt;br /&gt;kargısıyla öldürür kara kargasını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(bizim köyde, meyve kasalarına doldurulmuş sinekler, incir&lt;br /&gt;ağaçlarının altına bırakılır, incir dalında döllensin, daha&lt;br /&gt;olgunlaşmadan yere düşmesin diye…)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;azad, indir başını, denize bak, yayvan benzine&lt;br /&gt;denizde, o çoğaltan mavide, alacalı, mosmor bir yama&lt;br /&gt;bir çığırtkan sürüsü, hırpanî&lt;br /&gt;kemikte firari lekesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dağda, siyah zamanında ölümün&lt;br /&gt;kıvrılmış, yatıyor, upuzun, hasta&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;belki bahçede serap, çölde gonca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;azad, döndür başını, uzağa bak, istanbul’a&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bireylikler 27, Temmuz-Ağustos 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-365359840840710476?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/365359840840710476/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/agryan-yerler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/365359840840710476'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/365359840840710476'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/agryan-yerler.html' title='ağrıyan yerler'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-1983302078666399904</id><published>2009-07-13T08:46:00.001-07:00</published><updated>2009-07-13T09:19:05.843-07:00</updated><title type='text'>aşkın çocukluğu</title><content type='html'>aşkın çocukluğu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her sabah okul yerine aşka giden bir çocuktun sen&lt;br /&gt;annen kırlangıçlar doldururdu beslenme çantana&lt;br /&gt;belki uykusundan hiç kalkamayan bir pazar sabahıydın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgilim, yapışık ikizleriz biz seninle, kalplerimizden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;rüyasında aşka günahlar işleyen bir çocuktun sen&lt;br /&gt;aşıköğretim sınavlarında unuttun bildiğin ne varsa&lt;br /&gt;belki ayrılık giderken yanında taşırdı yazları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgilim, kardeş şehirleriz biz seninle, ruhlarımızdan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;evden aşka, aşktan eve giden bir çocuktun sen&lt;br /&gt;yakana teyellerdin biriktirdiğin bütün sözcükleri&lt;br /&gt;belki o zaman anlardı seni uykunun sonbaharı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sevgilim, üvey kardeşleriz biz seninle, tenlerimizden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Cumartesi 49, Nisan 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-1983302078666399904?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/1983302078666399904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/askn-cocuklugu_13.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/1983302078666399904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/1983302078666399904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/askn-cocuklugu_13.html' title='aşkın çocukluğu'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-25558557570522892</id><published>2009-07-13T08:45:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T08:46:04.520-07:00</updated><title type='text'>attar'ın kuşları</title><content type='html'>attar’ın kuşları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                               enis batur’a…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;attar’ın göğe yazdığıdır bu; otuz kuş birden olmak&lt;br /&gt;kağnı sesinde yakalanan şiddet&lt;br /&gt;kum falında yitirilen telaş&lt;br /&gt;mantığın kuşları dolanırken bağdat’ın üstünde&lt;br /&gt;yatılı bir yalnızlıkta öğrenilmiştir zulüm&lt;br /&gt;su bu yüzden arınır kendi inceliğinden&lt;br /&gt;bir kervan aynı ayı dolanır durmadan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hemşerisi olmayan bir şehir gibi kalmak&lt;br /&gt;böyle diyorlar bütün doğu lehçelerinde&lt;br /&gt;ve bir incirin sabrıyla deniyorlar ölümü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;otuz kuş birden bakar külün üstüne&lt;br /&gt;tam otuz devletten kaçırılan hüküm&lt;br /&gt;bir rüzgârın sesiyle yazılır dağın örtüsüne&lt;br /&gt;çocuk olmak geç doğmaktır doğuda&lt;br /&gt;ve geç kalmaktır çağın dış sesine&lt;br /&gt;oysa yırtılır gömlek, âdettendir&lt;br /&gt;indirir perdelerini yangınında yüzünü gören şehir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;âh kibir, kılıçtan geçirilse de incelmeyen&lt;br /&gt;dereye bıraksan gitmez, çökmez suyun dibine&lt;br /&gt;ihanet, bir ağacın gövdesine kazınmışsa ihanettir&lt;br /&gt;âh kibir, kimdir şimdi bu göğü sorgulayan&lt;br /&gt;attar’ın kuşları ağır bir yük gibi taşırken acıyı&lt;br /&gt;verilen cevapların teni elbet kanayacaktır&lt;br /&gt;ve hep dolaşımda kalacaktır ağıt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;attar’ın suya bağırdığıdır bu; otuz kuş birden uçmak&lt;br /&gt;tam otuz defa yığılmak toprağa&lt;br /&gt;bir yara izini otuz defa yağmalamak&lt;br /&gt;yıkılan evlerin boşluğunda gezinen ıslıktır&lt;br /&gt;kimden geldiği bilinmeyen mektuptur, kahırdır&lt;br /&gt;otuz kuş birden durmak&lt;br /&gt;otuzunda birden göç müptelası köylerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bağdat’ın kuyusu, her şiirin gayyasıdır&lt;br /&gt;huyudur bu, anısıdır tozuyla sevişen bâbil’in&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşen bir kent nereye düşer&lt;br /&gt;belki yorgun bir halkın kalbine&lt;br /&gt;hiç anlatılmayan bir söylencenin diline&lt;br /&gt;kızıllığına durmadan ağlayan bir vaktin&lt;br /&gt;ne düşer vurulmuş bir kentten otuz kuşun payına&lt;br /&gt;sıradan bir insan gibi dolanırken aramızda&lt;br /&gt;ebu garib’in dilsiz hayaleti&lt;br /&gt;biz şimdi ne kadar benziyoruz kendimize&lt;br /&gt;kısaltmalar cumhuriyetiyiz oysa&lt;br /&gt;ne giysek bol geliyor üstümüze&lt;br /&gt;bak işte, hâlâ duruyor or’da&lt;br /&gt;simsiyah erguvanlar içinde felluce&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;attar’ın toprağa fısıldadığıdır bu; otuz kuş birden ölmek&lt;br /&gt;tam otuz dilde yaşamak talanı&lt;br /&gt;talandan kalan hasat, kırmızı bir dumandır yalnızca&lt;br /&gt;yanında sürükler kederli bir kaderi&lt;br /&gt;tam otuz adımda vardığı ölümü&lt;br /&gt;bir hastalık gibi bulaştırır haritalara&lt;br /&gt;attar’ın otuz kuşu, otuz balığı ibrahim’in&lt;br /&gt;tam otuz yusuf’tur kuyularda&lt;br /&gt;bir hücre gibi yayılır doğu(m) sancısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;artık attar da atlar bir işgâlin uçurumundan&lt;br /&gt;ve otuza katlar yarasına bastığı mendilini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;attar’ın kendi içine söylediğidir bu&lt;br /&gt;ben otuz kuşla besledim bir şehrin yetimliğini&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-25558557570522892?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/25558557570522892/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/attarn-kuslar_13.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/25558557570522892'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/25558557570522892'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/attarn-kuslar_13.html' title='attar&apos;ın kuşları'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-2966832472123058242</id><published>2009-07-13T08:43:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T08:44:33.076-07:00</updated><title type='text'>dipte, uzakta</title><content type='html'>duvarda, kıpkırmızı bir leke gibi dururken gitmenin küf kokusu&lt;br /&gt;hiç çekilmemiş bir fotoğraf gibi bırakma beni&lt;br /&gt;deklanşörüne bas zamanın, dursun birkaç saniyeliğine&lt;br /&gt;bir göz aldanması olsa da hayat&lt;br /&gt;uzayıp giden bir otoban yalnızlığında sıkışan kalbim&lt;br /&gt;işte o zaman, bir kum izi tam göğsümde&lt;br /&gt;içime doğru akan, alkışlayan siyahın ömrünü&lt;br /&gt;açılmaz bir pergelle arşınlayan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kenarda, hiç tutmayacak bir kemik kırığı gibi bırakma beni&lt;br /&gt;gittikçe derileşen bir zar, etin özlemi çeliğe&lt;br /&gt;bırak, kırılsın saatin camı&lt;br /&gt;yere dökülsün yelkovanın hızı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;iç sesi kendini bitiren kalemin&lt;br /&gt;suyun meyveyi sürükleyen çağrısı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;oysa çatlarsa meyve, alnıma bulaşır sızıntısı&lt;br /&gt;kıyıda, denize hiç sürülmemiş bir tekne gibi bırakma beni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gökhan arslan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-2966832472123058242?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/2966832472123058242/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/dipte-uzakta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/2966832472123058242'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/2966832472123058242'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/dipte-uzakta.html' title='dipte, uzakta'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-4944973280625406370.post-7032738980925193134</id><published>2009-07-13T08:34:00.000-07:00</published><updated>2009-07-13T08:35:01.073-07:00</updated><title type='text'>göksevda</title><content type='html'>göksevda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aralıyorum göğü yırtılan yerinden&lt;br /&gt;alaca bir kuş düşüyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;armut ağacına benziyor sesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kapatıyorum kapısını kırmızının&lt;br /&gt;ellerime bulaşıyor devrik bir cümlenin kanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ölüsünü buluyorlar dolunayın bir dağ yamacında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ışıl ışıl parlayan bir ağız avucumda&lt;br /&gt;akşamın cama vuran tıkırtısından anlıyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dizlerini döven günün sabrını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yeniden başımı çeviriyorum göğe&lt;br /&gt;yağmurla yıkanan ırmak oluyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ellerim çatlak bir güz güzelliğinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;gökhan arslan&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;* Akatalpa Mayıs 2009&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/4944973280625406370-7032738980925193134?l=gokhanarslan79.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/feeds/7032738980925193134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/goksevda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/7032738980925193134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/4944973280625406370/posts/default/7032738980925193134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gokhanarslan79.blogspot.com/2009/07/goksevda.html' title='göksevda'/><author><name>Gökhan Arslan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10001198525782989071</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='24' height='32' src='http://1.bp.blogspot.com/_N2iDIDmj79M/SltR6QSSvII/AAAAAAAAAAM/OR7OiABuQ3U/S220/G%C3%B6khan+Arslan.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
